“Bu yıl proje başladığından bu yana 520 milyon ambalajı ekonomimize yeniden kazandırmış durumdayız.
Sıfır Atık projesi bir seferberlik haline dönüştü. Küresel ölçekte yürütülen ortak çalışma dili Sıfır Atık Projesi. Çocuklar aracılığıyla aileler alışkanlıklarını değiştirmeye başladı.
İklim değişikliği ile mücadele, kararlılık gerektiren bir süreçtir. İnsanlığın doğayla barışması gerektiğine inanarak tüm insanları davet ediyoruz. Kuraklıkla boğuşan bir ülke olarak ve deniz seviyelerinin yükselmesi konusunda endişeleri olan bir devlet olarak Antalya’daki COP31’e katılmaya davet ediyoruz.
Diyalog üzerinden yol haritamızı belirleyerek iradeyi güçlendirecek ve bu iradeyi somut sonuçlara dönüştürmeyi hedefliyoruz.
COP31’de neler söyleyeceğiz? Artık taahhütleri uygulama aşamasına geçme zamanıdır.
10 önceliği Antalya’da ele alacağız. Birinci önceliğimiz Sıfır Atık olacak. Bu başlık ana konulardan biri haline gelecek. Küresel atık üretimini yarıya indirmek için çalışacağız.
Döngüsel malzeme kullanım oranını 2035 yılına kadar yüzde 15’e çıkarmayı amaçlıyoruz. Denizlerimiz ve okyanuslarımıza sahip çıkmak zorundayız. Buralar karbon yutak alanlarımızdır.
Gıda Güvenliği de önemli bir konu. Rusya – Ukrayna krizinde dünya Türkiye’nin tahıl ambarındaki rolünü tartışıyor. İklime dayanıklı tarımı teşvik etmek üzere çalışmalar yapıyoruz.
İklim dirençli şehirler oluşturmayı hedefliyoruz. Binaların enerji tüketimini yüzde 25 azaltmayı planlıyoruz. İller Bankası ile sörf uygulamasını devreye aldık. Ayrıca iklim uygulama köprüsünü hayata geçiriyoruz. Projeden finansmana erişime kadar tüm bağlantıları geliştirmeyi amaçlıyoruz.
Enerji krizi, arkasında enflasyonu da getiriyor ve ülkeleri tarihi enflasyon sorunuyla yüz yüze bırakıyor.